Adnan Oktar’ın yargılanmasına başlandı

0 13

Adnan Oktar terör örgütünün İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Silivri Ceza İnfaz Kurumları’nın karşısında bulunan duruşma salonunda yapılan davanın ilk duruşmasına 161 tutuklu, 29 tutuksuz sanık katılırken Adnan Oktar, Tarkan Yavaş, Oktar Babuna, , Ayşegül Hüma Babuna gibi isimler mahkemede hazır bulunurken öğleden sonra yapılan duruşma da avukatları ve duruşma savcısı Adnan Oktar’a sorular sordular.

Adnan Oktar’a bir müşteki avukatı,  Siz mehdi misiniz? Mehdilik iddianız var mı? sorusuna Adnan Oktar “Defalarca kez mehdi olmadığımı açıkladım , böyle bir iddiam da yok, mehdi iddiasında bulunan kişi kafir olur, dinden çıkar” dedi.

Adnan Oktar’a sizin örgütünüzden ayrılan ve müşteki olanlara karşı ne düşünüyorsunuz sorusuna da “ Benden ayrılıp şu an müşteki durumunda bulunan arkadaşlarımı halen seviyorum. Onlar de Müslüman. Cennette hep beraber olacağız. Bizi kışkırtanların oyunlarına gelmeyeceğiz” diye cevap verdi.

Müşteki avukatlarının “Örgüt üyelerinin maddi imkanlarını kendiniz için ne kadar kullandınız sorusuna da “ İslam dinin de mal biriktirmek haramdır. Müslümanlıkta zenginlik diye bir şey yoktur. 65 yaşındayım ve tek bir malım ve mülküm yok” şeklinde ilginç bir cevap verirken aynı avukat “Baskın düzenlenen ve sizin kaldığınız ev kime ait?” sorusuna da “ Ev Tülay hanım ve eşine ait, bana tahsis edilen bir ev değil, can güvenliğim nedeniyle adresini söyleyemiyorum” diyerek cevap verdi.

Müşteki avukatlarından birisi Adnan Oktar’a “Baskın yapılan evde gecenin saat 04:00’ünde o kadar evli kadının kocaları yokken sizinle ne işleri vardı?” sorusunda da Oktar, “Arkadaşlarımız Allah adına orada bulunan ve Allah adına evlenmiş kişiler. Bizim amacımız İslam dinini yaymak, bana bekar olan insanlarda geliyor, evli olan insanlar da. Söylendiği gibi evli olan arkadaşlarımıza sakın çocuk yapmayın diye bir talimat vermişliğim de yoktur” sözleri ile cevap verdi.

Balyoz ve Ergenekon davalarında davalara müdahil olmak için yaptığı başvuruların sorulması üzerine Adanan Oktar “ Böyle bir şeyden haberim yok” diye cevap verirken, kendisine lüks hayatını nasıl karşıladığını ve televizyonun masraflarını nasıl karşılandığının sorulması üzerine de “ Müslümanlar hayır işlerine yardım eder. Herkes hayır işleyerek imkanları doğrultusunda maddi destek sağladı. Benim ne param vardır ne malım” diye cevap verdi.

Örgütte hiyerarşik bir yapının olup olmadığının sorulması üzerine “ Biz örgüt değiliz, grubumuz içinde hanımlara bacı deriz bu Anadolu’da kadınlara kullanılan bir nezaket ifadesidir” diye cevap verilirken Dragos olarak adlandırılan yerde çalışanların maaşlarının nasıl ödendiğinin sorulması üzerine” Orada bulunan herkes Allah rızası için bulunur ve bir karşılık beklemeden bulunur. Yanımda Allah rızası için yaşamayan insanın yeri yoktur” diye cevap verirken Adnan Oktar’ın ardından örgütün ikinci ismi olarak görülen ve anılan Ülviye Didem Üner’in savunması ile davaya devam edildi.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.